Türbe Ziyareti Nedir?

 

 

Ziyaret ihtiyacına asıl konu olan şey, yatır, türbe, kümbet, tekke, ziyaret, dede mezarı gibi çeşitli isimlerle anılan ve çoğunlukla kendilerine velî, evliya, eren, ermiş, âbid, zâhid, âlim, sofu, seyyid, şeyh, gâzi, mübârek, pîr, dede, baba, abdâl yahut şehit gibi türlü isim ve sıfatlar verilerek mânevî güç ve meziyetlerine inanılan kişilerin yattıkları kabul edilen yerlere, belli hacet, dilek, isteklerle yapılan ziyaretler ve bu çerçevede oluşmuş bulunan inanç ve uygulamalardır. (Günay 2001: 9) Bu şekilde kişiler de belli bir telkin, içini rahatlatma gibi durumlar oluşmaktadır.

Toplumsal hayatımızda yer alan bu inançların oluşmasında o kültürel çevrenin dâhil olduğu medeniyetler ve inançların etkisi yadsınamaz. Fakat bu unsurların da sahip olunan milli kültür içinde eritilenler, ona kendi kültürel ve dini rengini vermesi kaçınılmaz bir gerçektir.( Bölge halkının mezarlık, türbe ve bazı ziyaret yerlerine bakış açısı Mehmet güllü orman) En genel anlam ile bakacak olursak ziyaret; bir yeri veya bir kişiyi görmek anlamına gelir. Anadolu da ise kutsal mekânlara gitme davranışını içerir.

Ziyaret; türbe, tekke, dede-baba mezarı, mezarlık ve bazı ziyaret yerleri isimlerle anılan, manevi güç ve meziyetlerine inanılan kişilerin yattıkları yerlere belli istek, dua, dilek yapılan ziyaretlere ve bu alanda bir olgu halini alan inanç ve uygulamaları içerir. (GÜRAY ve GÖRGÜ 2001, s.46 )

 

Türbe Ziyareti Sebepleri

 

 

Türbe ziyaretlerinin birden fazla sebebi bulunmaktadır. Bunlardan birkaçına bakmak gerekirse; kimisi maddi bir kazanım elde etmeyi ummakta kimisi ise manevi anlamda iyi gelen bir takım çıkarımlar elde etmektedir. Bu anlamda psikolojiyi etkileyen bir yanı vardır. Ayrıca kültürün aktarılması ve kültürel bilgi edinme açısında da etkili olduğu söylenebilir.[1] Bunun dışında insanı ziyarete iten sebepler sıralanırsa;

 

  1. Allah rızası, sevap kazanma arzusu ve ibadet olgusu.
  2. Örnek alma, ibret alma.
  3. Şefaatine veya himmetine mazhar olma duygusu.
  4. Karşılaşılan çeşitli hastalıklara şifa bulma ümidi.
  5. Maddi sıkıntı ve felaketlerden korumak ve kurtulmak.
  6. Evlenme, çocuk edinme veya doğan çocukların ölmemesini sağlama amacı.

Türbeye Gitme İhtiyacı ve Batıl düşünce ( Belirsizik, çaresizlik, başarısızlık korkusu)

 

Özellikle ne yapacağını bilememe duygusu insanı psikolojik açıdan oldukça rahatsız eden bir duygudur. Kişi bu hissi aşmak için daha doğrusu kendini rahatlatmak maksadı ile kutsal kabu ettiği ziyaret yerlerine gitmeyi tercih eder. Bu daha önce de kısaca belittiğimiz üzere adeta bir gelenek haline dönüşmüştür.

Günlük hayatta karşılaşılan ne olacağını bilememe, belki bir felaket olacağı düşüncesi ya da bir evlilik kararı kişiyi belirsizliğe sürükleyebilir.      Bunun yanında hayatının yönünü belirleyen bir sınava girecek öğrenci kendisine yeterince güven duymuyorsa psikolojik sıkıntı içerisinde bir yerlere sığınma ihitiyacı hissedebilir işte bu sebeplerden dolayı batıl inançlara sürüklenme gerçekleşir.  [1]Rusya’da üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırmada öğrencilerin %88’inin bâtıl inanç ve davranışlarının temelinde, başarıya ulaşma ve kendinden emin olma isteği olduğu ortaya çıkmıştır. Üniversite sınavına çalışan ancak kendi çalışmasına yeterince güvenmeyen bir öğrencinin herhangi bir türbeye giderek türbenin duvarlarına kazanmak istediği okulun ismini yazması, bu konuda gözlemlenen en canlı örneklerden birisidir.

 

Manevi Amaç İle Ziyaret

 

[2]Kutsal yerleri ziyaret edenlerin bir kısmının ziyaretleri maddî amaçlı olmayıp, sadece orada dua etmek, Allah’a yalvarmak, manevî bir haz ve feyiz almak içindir. Bu kimseler türbede, adak adama, kurban kesme, çaput ve bez bağlama davranışlarında bulunmadığı gibi, bu mekânlarda namaz dahi kılmamaktadırlar. Sadece bir Fâtiha üç İhlâs okuyup, bu sûrelerin sevabını orada yatan zatın ruhuna bağışlamaktadırlar. Bu ziyaretçiler, ziyaret yerinden ve yatırdan hiçbir şey talep etmemektedirler, taleplerini Allah’tan beklemektedirler.

 

Ancak bu maneviyat kişinin kendi için de öenm teşkil eder. Böylece birşeyler yaptığının yani fayda sağladığının mutluluğunu yaşamaktadır. Dileklerinin gerçekleşme ihtimalini düşünmesi onun günlük hayatta daha olumlu bir yapı içerisine girmesine olanak sağlamaktadır. Hatta dileklerinin tesadüfen olduğunu gözlemleyen bireyler tekrar türbelere ziyarette bulunmaktadırlar. Bu her ne kadar yanlış neden-sonuç ilişkisi içerisinde olsa da belli bir ferahlama duygusu yaşatmaktadır. Örneğin; [3]Yine İstanbul’da bulunan Telli Baba Türbesi’nde ise insanlar her bir dilek için ayrı bir tel kesmekte, bunları türbeden ayrılırken yanlarında götürmekte ve dilekleri yerine gelince tekrar geri getirip

telleri türbeye bırakmaktadırlar.

 

Türbelere Ziyaret ihtiyacının Tarihi ve Günümüz

 

            Türkler İslamiyet’i kabul etmeden evvel birçok din ile temasa geçmişlerdir. Bazı kesimler bu dinleri kabul etmiş ancak bunlar oldukça sınırlı sayı da kalmıştır. İslam dışındaki dinler Türkler’in yapısına uygun düşmemiş ve diğer dinlerden vazgeçmişlerdir. [1]Bütün dini tecrübelerden geçen Türkler X. yüzyıldan itibaren büyük kitleler halinde İslamiyet’e girmeye başlamıştır. Fakat Türklerin İslamlaşması XIII. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar uzanan bir zaman zarfında gerçekleşmiştir. Hatta bu yüzyılları müteakip XVIII. ve XIX. yüzyıllarında da Müslümanlığı kabul eden Türk zümrelerine rastlanmıştır.14 Bu bağlamda Türkler eski dini kültürlerinden birçok unsuru İslami motiflerle birleştirip yeni dini kültürel ortamlarında varlıklarını devam ettirmiştir. Bu noktadan hareketle Anadolu’da ziyaretle ilgili inanışların temelinin İslam öncesi Şamanistik döneme dayandığını söyleyebiliriz.

 

          Günümüzde de hala devam etmekte olan türbe ziyaretleri geleneğin korunduğunun göstergesi niteliğinde sayılabilir. Örneğin; İstanbul ve Ramazan denince akla ilk gelenlerdendir. Özellikle Ramazan’ın ilk günü mahşeri bir kalabalık kaplar Topkapı Şehremini’nde bulunan türbenin sokağını. Oruç Baba’nın yüzü suyu hürmetine Allah’tan ne dilerlerse bir yıl içinde gerçekleşeceğine inanan ve dileği olanlar, yedi ya da on bir kişiden zeytin, sirke veya şeker alarak burada açarlar ilk oruçlarını.

 

Cağaloğlu’nda Basın Müzesi olan binanın altında bir köşeye sıkışmış minicik bir türbe, hiç kimsenin farkında bile olmadığı ya da bilmediği son derece mütevazı bir mezar sadece ..Kendisinin Fatih Sultan’ın ordusunda görevli bir eren olduğu yazar kitabesinde öyle önünde çılgın kalabalıklar göremezsiniz, yoldan geçenler bir Fatiha okuyup geçerler çoğu zaman ama orada edilen duaların kabul edildiğine inanılır hep. Kısıklı’dan Çamlıca Tepesi’ne doğru çıkılırken yolun solunda bulunan küçücük bir türbedir Selami Dede’nin türbesi. Bu türbe Selami Dede’ye gönülden bağlanmış pek çok kişi tarafından ziyaret edilir, dilekleri kabul olanlar buraya tekrar geldiklerinde mutlaka bir kutu kesme şekerle gelir ve kutuyu oraya bırakırlar ki dileğinin kabul olmasını isteyenler alsın.

Eyüp Sultan Türbesi’nin yanında bulunan Çifte Gelinler Türbesi eskiden gelinlerin ilk uğrak yeriydi. Türbede yatan üç kişi ile ilgili söylentiden öteye herhangi bir bilgi yok ancak Fatih Sultan Mehmet’in ordusu ile Fetih‘e katılıp şehit olan, iki adet yeni evli gelinin burada yattığı söylenir. Bugün türbenin başında bembeyaz gelinlikleriyle kınalı avuçlarını açıp dua eden gelinlere rastlamamız mümkündür. ( Nurten Bengi AKSOY, Şehirler Şehri İstanbul’u Kutsamış 16 Evliya ve Türbeleri)

Türbeyi Ziyaret Edenler En Çok Hangi Gruptur?

 

[1]Araştırma sonuçlarına göre türbeye gidenlerin yarıdan çoğunu %62’lik bir oranla kadınların oluşturmaktadır. Erkeklere oranla kadınların sayısındaki bu görülebilen büyük farklılığı Köse ve Ayten, erkeklere göre camiye daha az gidebilen kadınların ancak türbede kutsal deneyimi yaşamalarına bağlamakta ve bunun için yoğun ilgi gösterdiklerini söylemektedir (s.49) [2]Türbe ziyaretçilerinin profiline bakıldığında ziyaretçilerin çoğu %67’si sosyo-ekonomik açıdan orta sınıf, %81’i şehirde yaşamakta, medeni durumlarına bakıldığında %60’ı evli, yaşları ise 15 ile 75 arasında değişmektedir.

 

Bakıldığında ziyaretlerin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğu göze çarpmaktadır. Bu verilere dayanarak kadınların erkeklere oranla duygusal yapılarının daha ağır bastığı kanısına varılabilir. Ayrıca kadınların manevi ihtiyaçlarını gidermenin bir yolu olarakta türbe ziyaretleri yapmaları bir başka bakış açısı oluşturmaktadır. Bir diğer gruplama ise daha önce de değindiğimiz üzere kişilerin hangi amaçlarla ziyaret gerçekleştirdikleridir.

 

[3]Hastalık veya sıkıntılara çare bulmak, evlenmek, çocuk sahibi olmak, sınav ve derslerde başarılı olmak, iş bulmak ve geçim sıkıntısından kurtulmak, aile geçimsizliğini düzeltmek, nazar ve benzerinden kurtulmak için, şefaat dileme, bağışlanma için, huzurlu/mutlu yaşam için vb. nedenlerle geldiklerini belirtmişlerdir (s.93).

 

[4] Türbelerde en çok yapılan çaput bağlama ritüelinin orada yatan kişiye kendini unutmaması için bir mesaj içerdiği, taş yapıştırmanın ev sahibi olma dileğinin karşılığı bir ritüel olduğu belirtilmiştir (s.104). Ayrıca doğal bir sınıflama ile dileklerin türlerine göre bir sınıflandırmaya gidilmesidir. Örneğin, Bursa’daki Tezveren Dede Türbesi’ne genellikle şifa bulmak, kısmet açmak için gidilirken, Afyon’daki Karaca Ahmet Sultan Türbesi’ne akıl hastaları ve sara hastaları götürülmektedir. İlginç olan bir diğer konu ise [5] türbe duvarlarına yazılan ya da bazı türbelerde bulunan türbe defterlerine yazılan dilekler bölümüdür. Kaybettikleri köpeklerini arayanlardan, karnesindeki zayıflarını görüp kızacak anne babasından korkan çocuğun duasına kadar her kesim ve yaş grubundan gelen, çeşitli istek dileklerin aktarıldığı bölüm gerçekten türbe ve insan ilişkisini yansıtan renkli bir bölüm olarak görünmektedir

KAYNAKÇA

Zeynep ERDEM AĞOĞLU, Dini ziyaret yerleri ve Halk inanışları açısından Kızılcahamam Çamlıdere Yüksek Lisans Tezi 2009, s; 23

Güray ve Görgü 2001, s.46

http://www.siverekname.com/kose-yazisi/1711/bolge-halkinin-mezarlik-turbe-ve-bazi-ziyaret-yerlerine-bakis-acisi.html

Ali KÖSE, Ali AYTEN Batıl İnanç ve Davranışlar Üzerine Psikososyolojik Bir Analiz, Makale, s:58

AİBÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2015, Cilt:15, Yıl:15, Sayı:1, 15: 281

Kübra Ünal, “Popüler Dinin Düşünüş Biçimi Üzerindeki Etkisi”, Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi, 7 (1), 2007,s. 3.

http://listelist.com/istanbul-evliyalari-ve-turbeleri/

Nurten Bengi AKSOY, Şehirler Şehri İstanbul’u Kutsamış 16 Evliya ve Türbeleri

Günay Tümer, Abdurrahman Küçük, Dinler Tarihi, Ankara 1997, s.9, s. 79

Ali Köse Ali Ayten Timaş Yayınları, İstanbul 2010, 328 s.49-112

Abdulkadir KIYAK, Halk Dindarlığı Bağlamında Kutsal Mekan ve Anlayışı s. 163

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   

 

 

 

 

 

 

                                                                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

PAYLAŞ
Önceki İçerik4 sadece sayı mıdır?
Sonraki İçerikTebessüm

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin