Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB), ağır psikolojik bir travma sonrasında ortaya çıkan, travmatik olayın tekrarlanarak yaşanması, olayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma ve artmış uyarılmışlık gibi özgül semptomlarla kendini gösteren bir bozukluk olarak tanımlanır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu’nun tarihi geçmişine bir göz atacak olursak, TSSB, ilk olarak II. Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda oluşan toplumsal ve bireysel yıkımlardan sonra literatürde yer almaya başlamıştır. (Özgen, Aydın, 1999) Sonrasında yapılan çalışmalar sonucunda ise TSSB’nin bazı durumlarda kronik olabileceği öğrenilmiştir. Örneğin 2. Dünya Savaşında yer almış ve kendisine TSSB tanısı konulmuş bir bireyin olayın üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen yapılan tekrar görüşmelerinde kişilerin çoğunun halen TSSB belirtileri gösterdiği görülmüştür. Travma Sonrası Stres Bozukluğunun ortaya çıkmasında yaşanılan travmanın türü ve şiddeti önemli bir rol oynamaktadır. Doğa kaynaklı yaşanan travmalara göre (deprem, sel vb.) insan kaynaklı travmalar (savaş, istismar, saldırı vb.) travma oluşumunda daha olumsuz etkiye sahiptirler. (Kring ve arkadaşları, 2015)
Travma Sonrası Stres Bozukluğu DSM-IV ve DSM 5 tanı kitaplarında farklı şekillerde ele alınmıştır. DSM-IV’de Travma Sonrası Stres Bozukluğu tanısı için bireyin ölüm tehdidi ile yüzleşmesi, ölüm olgusu ile yüzleşmesi ya da fiziksel bütünlüğünü bozmaya yönelik bir tehlike ile karşı karşıya kalmasının sonucunda ortaya çıkabilen bir rahatsızlık olarak tanımlanmaktadır. DSM-IV tanı kriteri kitabına göre bahsedilen belirtiler 6 aydan uzun süredir görülüyor ise TSSB tanısı konulabilir. (Özgen, Aydın, 1999) DSM 5’te ise Travma Sonrası Stres Bozukluğu diğer ismi ile Örselenme Sonrası Gerginlik olarak da geçmektedir. DSM 5 kriterlerine göre ise TSSB dört tanı kriterinde toplanmıştır. Bunlar istetssbm dışı travmatik olayların yeniden deneyimlenmesi, olayla ilgili uyaranlardan kaçınma, travma sonrası diğer duygudurum ve bilişsel değişimler, artan uyarılmışlık ve tepkisellik belirtileri tanı kriterleridir.

1- İstem dışı travmatik olayların yeniden deneyimlenmesi: Kişinin yaşadığı travmatik olay ile ilgili tekrarlanan anıları olabilir, rüyalar ve kabuslar bu duruma eşlik edebilirler ve kişi olayı hatırlatıcı anılardan ve uyaranlardan yüksek derecede rahatsız olabilir.

2- Olayla ilgili uyaranlardan kaçınma: Kişi kendisine travmatik yaşantısını hatırlatacak her türlü uyarandan kaçınır ve rahatsızlık duyar.

3- Travma sonrası diğer duygudurum ve bilişsel değişimler: Kişi travmatik yaşantısı ile ilgili birçok anıyı hatırlamayabilir, sık sık durum ile ilgili kendisini ya da ikinci ve üçüncü şahısları suçlu bulma yoluna gidebilir.

4- Artan uyarılmışlık ve tepkisellik belirtileri: Kişi travmatik yaşantısından sonra dönem dönem sinirlilik, saldırganlık, kendisine ve çevresine zarar verici davranışlarda bulunabilir.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu tedavisinde ilaç ile tedavi ve psikolojik tedaviler kullanılan yaygın tedavi yöntemleridir. İlaç ile tedavide seçici seratonin geri alım inhibitorü (SSRI) kategorisinde birçok antidepresan kullanılmaktadır. İlaç tedavisi ile ilgili bilinmesi gereken önemli nokta ilaç tedavisinden sonra TSSB’nin tekrar nüksedebilme ihtimali fazladır. (Kring ve arkadaşları, 2015) Psikolojik tedaviler arasında da en çok kullanılan yöntem maruz bırakma yöntemidir. Araştırmalara göre destekleyici yapılandırılmış psikoterapi uygulaması ve ilaçla tedaviye oranla maruz bırakma yöntemi TSSB’de en verim alınan yöntemlerdendir. Son dönemlerde teknoloijk gelişmelerin hızla artması ile özellikle savaş gazileri için sanal gerçeklik yolu ile maruz bırakma tedavileri uygulanmaktadır. Maruz bırakma tedavisinde birey travma anı ve sonrasındaki duygularını tekrar yoğun olarak yaşadığı için tedavi sırasında hem danışman hem de danışan oldukça zorlanmaktadır da. (Kring ve arkadaşları, 2015)

 

Kaynakça
KRING, A. M., JOHNSON, S. L., DAVISON, G., & NEALE, J. (2015). Anormal Psikolojisi. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık ve Eğitim Danışmanlık.
ÖZGEN, F., & AYDIN, H. (1999). Travma Sonrası Stres Bozukluğu. Klinik Psikiyatri , 34-41.

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin