SIRADIŞI TERAPİ

0
94

SIRADIŞI TERAPİ

MİLTON H. ERİCSON’UN PSİKİYATRİK TEKNİKLERİ

Bir psikoloji öğrencisi olarak değeri hocamın tavsiyesiyle hayran kalarak okuduğum Jay HALEY’ın M. ERİCSON’un tekniklerini vaka örnekleriyle inceleyen kitabını kısaca özetlemek istedim. Umarım bu yazı kitapla henüz karşılaşmayanlara kitabı okuma fikri verir.

Jay haley in terapistlerin doğrudan insanları etkilemek üzere sorumluluk aldığı terapi türlerinin adı olarak açıkladığı “Stratejik Terapi”nin etkilerini,  kitabın ilerleyen sayfalarda çok fazla okuyoruz. Milton Ericson stratejik terapinin üstadı olarak anlatılmış ve hipnozu da çokça kullanarak önde gelen isimlerden biri olmuştur. Milton Ericson stratejik tekniğin uzantısı olarak hipnozu kullanmıştır. Hipnozu kullanarak tepkiyi, bilinci, deneyimi, düşünce ve davranış şeklini genişletmiştir. Bunları da terapinin hedefleri olarak görmüştür. Fakat kitabın sonuna doğru pedagojik terapilerde kullandığı hipnozun diğer terapilerdeki hipnozdan biraz faklı olduğu görülecektir. İnsanları değişebilir kabul edip zamanın ve mekanın da bu doğrultuda önemli olduğunu söylemiştir. Ericson Hipnotik transı iki insanın arasında özel bir iletişim yöntemi olarak tanımlamıştır ve bunu filmlerdeki sihirli deyneği olan terapistler gibi kesin sonuç aldığı bir yöntem olarak kullanmıştır. Karşısındaki insanları vaka örneklerinde de görüldüğü üzere yönlendirmiş “ Dediğimi yap! ” derken aslında “ Dediğimi yapma, içinden geldiği gibi davran. ” demiştir. Vaka örneklerinden Harold isimli danışana karmaşık bir otoriterlikle yaklaşırken, bazı noktalarda da neredeyse kendi başına bırakmıştır…

Ericson genelde danışanı “hazırlayıp” ve sonra görevlerini kendi başına halletmeye bırakmıştır. Terapinin büyük bölümünde de hasta kendi başına davranmıştır. Burada bence Ericson terapisinin en büyük sırrı kendiliğindenliktir. Bir diğer önemli nokta da aslında tüm bu bahsettiklerimizin altında yatan ikna etmektir. Direnç gösteren hastanın direncini kabul etmiş aynı zamanda desteklemiştir. Böylece Ericson danışanı işbirliğine uygun hale getirmeyi hedeflemiştir. Davranışların nedenleri hakkında yorum yapmaz ve davranışın kaynağıyla (çocuklukta yaşananlar ) ilgilenmemiştir. Danışanı ne yaptığını görebilirse ve yaptıklarını geçmişle bağdaştırabilirse değişebilir ve iyileşebilir olarak görür. Çoğu zaman da danışanlarından yapmalarını istediği şeyler ve bunların işe yaraması aslında terapistin birçok alanla ilgili bilgi sahibi olması gerektiğini de gösterir.

Uygun törapik manevralar için yeterli bilgiye sahip olmak gerekir. Ericson da uyguladığı terapinin her aşamasında esnek olup, danışanlarını mekan sınırlaması olmadan görmüştür. Evli danışanlarla yaptığı terapilerde cinsel sorunların doğrudan konuşmaya gerek kalmadan çözülebileceğine inanıp onları yönlendirmiştir. Örneğin seks hakkında konuşmanın yerine mecazi olarak yemek zevkinden söz edebilmesi de aslında bilince ne kadar hükmedebildiğini gösteriyor. Bir vakada kocasıyla cinsel problem yaşayan kadının, başka biriyle koku yüzünden yaşadığı problemi anlatması üzerine hemen cinsel problemi konuyla bağdaştırıp buna uygun ödevler vererek çiftin bu problemi aşmasını sağlamıştır. Çiftlerin problemlerini aralarında çözmelerinden yanadır. İlişkide üçüncü kişi konumuna düşen terapist olmamaya da dikkat etmiştir. Ancak eğer evliliğin bir hata olduğunu düşünüyorsa kendisine problem çözmeye gelen evli çiftlere kesinlikle evliliğin bitmesini tavsiye ediyordu. Erkek çocuk doğurursa karısını öldüreceğini söyleyen adamın vaka örneğindeki gibi ayrı kalınca mutlu olacak insanlara ayrılmaları yönünde tavsiyelerde bulunuyor. Bir çiftten sert bir şekilde belli bir şeyi yapmalarını isterken, diğerlerine çok cana yakın davranabiliyor. Yine evli çiftlerde de davranışı kabul ediyor. Eğer çift kavga ediyorsa, onlara durmasını söylemez, hatta kavgalarını destekler. Ancak bunu yaparken kavganın sorunu çözmesini sağlar. Farklı bir ortamda kavga etmek kavganın doğasını değiştirir ve sürmesini engeller bu yüzden de çiftlere kavgayı farklı bir ortamda gerçekleştirmelerini tavsiye eder.

Çocukların yaşadığı sorunlara daha farklı yaklaşır. Evet bir hipnoterapi vardır fakat bunu oyun yoluyla gerçekleştirir. Çocuğa kendi dilinde karşılık vermiş olur. Ve genellikle bakış açılarını örneklemek için kendi çocuklarını kullanmıştır. Pedagojik hipnoterapideki en önemli noktayı   “danışanla terapistin hemfikir olacak şekilde konuşması” olarak belirlemiştir.

İnsanlarla bu şekilde ilgilenirken aynı zamanda bir şey söylerken çok dikkatli davranmıştır. Yani Ericson yaptığı şeyin danışana uygun olması gerektiğine inanıp bütün hastalıkları farklı kalıplarda görüyor.

Kısaca kitabı toparlayacak olursak Ericson danışanı çok iyi analiz ediyor, dinliyor, danışana önem veriyor ve danışanın neyi nerede öğrenmesi gerektiğini söylüyor. Vakalarda “ Bunu değiştirecek güze sahipsin. Bunu tutmak istiyor musun, istemiyor musun? Çözüm sende.” diyor. Paradoksları kullanarak danışanı çözüyor.

 

Kaynak:

SIRADIŞI TERAPİ MİLTON H. ERİCSON’UN PSİKİYATRİK TEKNİKLERİ- Jay HALEY

 

 

 

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin