Sineklerin Tanrısı- Film İncelemesi

0
167

Sayısı belli olmayan bir grup çocuğun ıssız bir adaya düşmesiyle başlayan filmde medeniyetin ilk dönemlerinin yansıması gözlenebilir. Film bir alegoridir yani simgesel anlatımlarla süslüdür. İçinde yaşadığımız toplumun da nereden geldiğini özetleyen bir kitaptan uyarlanan filmi Freud’un Psikanalitik Kuramu ile incelemeye çalışacağım.

Freud’un psikanalitik kuramının üç ana ögesi vardır. Bunlardan ilki alt benlik olan iddir. Jack idi temsil etmektedir. İd kişiliği oluşturan en temel sistemdir ve içgüdüsel davranış ve psikolojik eğilimlerin merkezidir. Jack in davranışların haz ilkesini yansıtan idi temsil edeceğini de göreceğiz. Psikanalitik kuramın diğer parçası da idi kontrol eden benlik birimi egodur. Ego daha sonra da bahsedeceğimiz süperego ile id arasında bir hakem gibi dengelemeden sorumludur. Bunu yansıtan karakterimiz ise Ralph’dir. Ralph filmde de görüldüğü üzere daima arabulucu ve mantıklı kararlar alan bir karakterdir. Kuramın son parçası süperegodur. Kişiliğin en son geliştiği bölüm olan süperego geleneksel değerleri temsil eder. Kişiliğin ahlaki boyutu olan süperego olması gerekeni temsil eder. İdi baskılar çünkü idden genellikle cinselik ve saldırganlık kararları çıkar. Böylelikle idi ahlaki amaçlara yöneltir. Filmde süperegoyu temsil eden karakter Piggy’dir.

Kaza anından sonra adaya çıkan çocukların şaşkınlıkları geçince yiyecek aramaya başlarlar. Başlangıçta id ego ve süperegoyu temsil eden karakterlerimiz Jack, Ralph ve Piggy arasında bir problem ortaya çıkmaz. Piggy inceleyeceğimiz bir sembol olan şeytan minaresini denizden çıkaracaktır. Şeytan minaresi medeniyeti temsil eder. Çocuklar bunu aralarında söz hakkı almak için yani düzeni oluşturmak için kullanır . Diğer çocuklar tarafından aşağılanan Piggy’nin şeytan minaresini bulması tesadüfi değildir. Süperegoyu temsil eden Piggy şeytan minaresiyle aynı zamanda adadaki demokrasiyi oluşturmuş aynı zamanda tepede ateş yakma fikrini de ortaya atmıştır.

Adadaki ilk günler çocuklar için hiçbir otorite olmaması ve bulunacaklarına dair inançları ile gayet eğlenceli geçmiştir. Adeta cenneti yaşayan çocukların ortamı yakında cehenneme dönecektir. Burada aslında cenneti yani mutluluğu insanın kendi kendine yaratacağı fakat vahşiliğin buna engel olacağı anlatılmak istenir. Jack ve Ralph iki lider adayıdır. Ralph iyi sakin bir liderdir. Sağduyuya eşitliğe önem verir. Jack ise zorbacı baskıcı ve vahşi bir liderdir. Domuz avlamak ister. Avlanmak bahanesiyle vahşiliği abartır hatta ilerleyen sahnelerde insan zihninin masumiyeti olan Simonun ölümüne sebep olur. Jack belli bir zaman sonra Ralph’ e meydan okur . Jack tarafını eğlenceli bulan çocuklar da Jack’i destekler ve onun tarafında olurlar. Ralp’in grubu medeniyeti simgelerken Jack’in grubu avcıları temsil eder.

Adada canavar olduğuna dair ortaya çıkan korku belirtisi çocuklarda panik yaratır. Korkuyla canavar arayan çocuklar dağlarda korkularının kaynağını ararlar. Simon canavara inanmaz. Mistik karakter olan Simon’un insanın özündeki iyiliği temsil etmesi işlenir. Canavarın olmadığını öğrenip çocuklara haber vermek üzere yola çıkınca çocuklar tarafından öldürülür. Jack avladığı domuz başını canavara kurban ederek mağara girişine diker.  Kitabın adını alan bu Sineklerin Tanrısı yani domuz başı insanın kötülüğünü simgeler. Çocukların Jack’in tarafında olmaları kendilerini güçsüz hissetmelerinden ve canavardan korkmalarından kaynaklanır. Artık adada iyi veya doğru diye bir şey kalmamıştır. Avcılar Piggy’nin gözlüğünü çalarlar. Ralph ve Piggy haklarını aramak için avcıların yanına giderler. Fakat  avcılar Piggy’i öldürür. Jack kabilesine meydan okuyan Piggy’den sonra Ralph’i de avlayıp canavara sunmak için harekete geçer.

Sedanur KALKAN

15.03.2017

KAYNAKLAR

http://elmadegilayvaa.blogspot.com.tr/2015/05/lord-of-flies-hatta-sineklerin-tanrsna.html

Freud’dan Lacan’a Psikanaliz, 2016 (Kanat Kitap)

Psikanalitik Kurama Giriş, 2015 (Bağlam Yayınları)

 

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin