Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Bir bireyin zekası normal ya da  normalin üzerinde fakat  dili kullanma ve anlama, konuşma, okuma-yazma, sosyalleşme, kendini idare etme ve çevre ile iletişim kurma gibi alanlarda kendini gösteren beyinsel ve doğuştan gelen gelişimsel bir rahatsızlıktır. Öğrenme güçlükleri terimi, DSM-5 ‘te (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) öğrenme bozuklukları olarak adlandırılmış ve  üç tipte incelenmiştir: Özgül öğrenme güçlüğü, iletişim ve motor bozuklukları. Öğrenme güçlüğü DSM-5’te “Kişinin yaşına, aldığı eğitime ve zeka düzeyine uymayacak şekilde en az 6 ay süreyle temel akademi becerileri okuma, matematik ya da yazma gibi öğrenmede güçlük yaşaması ve bozukluğun, okul başarısını ve günlük yaşam etkinliklerini önemli derecede engellemesi.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu bozukluklardan herhangi biri, belirli bir dil alanında zihinsel düzeye uygun gelişme gösterememiş olan her çocuk için geçerli sayılmaktadır. Öğrenme güçlükleri, ruh sağlığı kliniklerinden çok, genellikle okul sistemi içerisinde tespit edilir ve tedavi edilmektedir. Geçmişte yapılmış olan bir çalışmada, bu bozuklukların erkek çocuklarda kız çocuklara oranla daha yaygın olduğu belirlenmiştir (Shaywitz, Shaywitz, Fletcher ve ark., 1990), ancak dört büyük epidemiyolojik örneklemle yakın zamanda yapılan bir çalışma, en azından okuma güçlüğünü kapsamış olan özgül öğrenme güçlüğünün erkek çocuklarda, kız çocuklarına oranla çok daha yaygın olarak görüldüğünü ortaya koymuştur (Rutter, Caspi, Fergusson ve ark., 2004). Okumayı ve matematiği de (örneğin, disleksi ve diskalkuli) içeren özgül öğrenme güçlüğü bozukluklarının yaygınlık oranları neredeyse tamamen aynıdır ve çocukların %4’ ü ile %7’si arasındaki bir bölümde görülmektedir (Landerl, Fussenegger, Moll ve ark., 2009).

DSM-5’te Öğrenme, İletişim ve Motor Bozukluklar

Özgül Öğrenme Bozukluğu, şu belirteçleri içermektedir:

  • Disleksi (önceden okuma bozukluğu olarak adlandırılan); kelime tanımada, okuduğunu anlamada ve tipik olarak yazılı imlada yaşanılan önemli derecedeki zorlukları içermektedir.
  • Diskalkuli (önceden matematik bozukluğu olarak adlandırılan); sayıları miktarları ya da temel aritmetik işlemleri belirtmede ya da anlamada yaşanılan zorlukları içermektedir.

İletişim Bozuklukları şu belirteçleri içermektedir:

  • Konuşma sesleri bozukluğu (önceden fonolojik bozukluk olarak adlandırılan), doğru şekilde anlamayı ve yeterli kelime kullanımını içermektedir ancak belirsiz ve uygun olmayan telaffuzu da kapsamaktadır. Örneğin blue (mavi), bu olarak seslendirilir ve rabbit (tavşan), wabbit gibi anlaşılmaktadır. Konuşma terapisi yardımı ile hemen hemen tüm vakalarda gözle görülür sonuçlar elde edilmekle birlikte, 8 yaşına geldiklerinde bu tür sorunlar kendi kendine de iyileşebilmekte olduğu gözlemlenmiştir.

 

  • Çocukluk başlangıçlı akıcılık bozukluğu (kekemelik), sıralanan konuşma örüntülerinden biriyle ya da birden fazlasıyla nitelenen sözel akıcılıktaki bozulmadır: Sesleri yineleme ya da uzatma, kelimeler arasında uzun duraksamalar, telaffuzu zor kelimelerin (örneğin, belirli sessiz harflerle başlayan kelimeler) yerine kolay kelimeleri kullanma ve bütün bir kelimeyi tekrarlama (örneğin, sadece “git” demek yerine “git-git-git” demek).
  • Dil bozukluğu (DSM-IV’teki ifade edici dil bozukluğu ile karışık dili lgılama-sözel anlatım bozukluğunu birleştirmektedir.)
  • Sosyal (pragmatik) iletişim bozukluğu (İlk kez DSM-IV’te adlandırılmıştır.)

Motor Bozukluklar, şu belirteçleri göstermektedir.

  • Tourette Bozukluğu, 18 yaşından önce başlayan bir ya da daha fazla vokal ve çoklu motor tiklerini (ani ve hızlı hareketleri ya da seslendirmeleri) içermektedir.
  • Gelişimsel eşgüdüm bozukluğu (önceden motor beceriler bozukluğu olarak adlandırılan), zihinsel yeti eksikliği ya da serebral palsi gibi bir bozuklukla açıklanmayan motor eşgüdüm gelişimindeki belirgin bozulmayı içermektedir.
  • Basmakalıp hareket bozukluğu, işlevselliği etkileyen ve hatta kişinin kendisini yaralamasına neden olabilen amaçsız gibi görünen, sürekli tekrarlanan hareketleri içermektedir.

KLİNİK VAKA: TİM

“Tim, yıllar önce, bizim lisans derslerimizden birinde öğrenciydi; güçlü ve zayıf yönlerini sıra dışı bir şekilde gösterdi. Sınıfta örnek gösterilebilecek kadar iyi yorumlar yapardı ama el yazısı kimi zaman okunamazdı ve çok fazla yazım hatası yapardı. Vize sınavında öğretmeni, onun bu sorunlarını dile getirdiğinde, Tim, disleksik olduğunu açıkladı. Haftalık okuma ödevlerini tamamlanması, yazılı ödevleri ve sınavların yapması, uzun zaman alıyordu. Öğretmen, Tim’e ödevlerini ve sınavlarını tamamlaması  için fazladan zaman verdi çünkü Tim’in zeka düzeyi çok yüksekti ve Tim,başarılı olmayı çok istiyordu. Verilen bu şansla birlikte dersten A almıştı ve mezun olduğunda önde gelen bir okuldaki hukuk bölümüne kabul edilmişti.”

Öğrenme Güçlüğünün Tedavisi

Öğrenme güçlüklerinin tedavisinde hem okul programlarına yönelik, hem de çocuklara verilen özel derslere yönelik çok sayıda strateji geliştirilmiştir. Öğrenme güçlüğü görünen küçük çocuklara, okurken belirli yönergeler verilmeden önce harfleri tanıma, harf-ses ilişkisini bilme ve sesbilgisi analizi gibi okuma becerilerinin öğretilmesi gerekebilmektedir.

Önceden, Klinik Vaka: TİM’de tanımlandığı gibi, disleksik olan kişiler, tekrar izlenebilen internet dersleri, özel dersler ve süresiz testler gibi, eğitimlerine verilen desteklerin yardımıyla genellikle okulda başarı gösterebilmektedir.

İletişim bozukluklarının tedavisinde ümit veren bir gelişme ( Merzenich, Jenkins, Johnson ve ark., 1996; Tallal, Miller, Bedi ve ark., 1996) bu tür bozuklukları olan çocukların belirli sesleri ayırt etmede zorlandığına ilişkin önceki çalışmalarda elde edilen bulgulara dayanmaktadır.  Araştırmacılar, konuşma seslerini yavaşlatan özel bilgisayar oyunları geliştirmiştir ve ses kayıtları oluşturmuştur. Ağır dil bozuklukları olan çocuklar, bu değiştirilmiş konuşma uyaranlarıyla 1 ay süreyle yapılan yoğunlaştırılmış eğitimden sonra, tipik gelişim örüntüsü sergileyen çocukların bulunduğu dil becerilerini kullanma düzeyine kadar dil becerilerini geliştirebilmiştir. Araştırmacılar, eğitim yöntemlerinin öğrenme güçlüğünün üstesinden gelebileceği konusunda tahminlerde bulunmaktadırlar. Çünkü okuma bozukluğu olan birçok çocuk dili anlamada zorluklar yaşamaktadır. Disleksi olan birçok çocuk motivasyonlarını azaltan ve kendilerine olan güvenlerini ve başarısızlıklarını sarsan birçok olay yaşamıştır. Program nasıl olursa olsun, çocukların kendilerine olan güvenlerini arttırma ve yeterlilik duygusu kazandırma odaklı olmalıdır. Atılan her küçük adım için ödüllendirme, motivasyonunu arttırmada, çocuğun öğrenme kazandığı işe daha dikkat vermesine yardımcı olmada ve öfkeden kaynaklanan davranış sorunlarının azaltılmasında yardımcı olabilir.

KAYNAKÇA:

  • Merzenich, Jenkins, Johnson ve ark., 1996; Tallal, Miller, Bedi ve ark., 1996 Journal of Learning Disabilities
  • Landerl, Fussenegger, Moll ve ark., 2009 Dyslexia and dyscalculia
  • Rutter, Caspi, Fergusson ve ark., 2004 Okuma Güçlüğünde Akademik Beceri ve Duyusal-Motor İşlevleri Değerlendirme Testlerinin Kullanılabilirliği
  • Shaywitz, Shaywitz, Fletcher ve ark., 1990 Reading Disability and the Brain

 

 

2 YORUMLAR

  1. Çok güzel bir konu üstünden fevkalade bir yorumlamayla yazılmış bir makalle olmakla birlikte aynı zamanda hayata çok güzel dokunuş olmuş. Düşüncelerime göre annelere yol gösterici ve çocuklara faydalı bir yazı olmuş. Paylaşımlarınızın devamını beklerim.

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin