İnsanlık tarihi kadar eski olan ve özünde “bakım” eylemi olan hemşirelik, Florence Nightingale’den bu yana bir meslek olarak şekil almaya çalışmaktadır. Bu meslekleşme çabalarının değer görebilmesi için mesleğin sahip olması gereken ölçütlere ulaşabilmesi gereklidir (Korkmaz2011).Chitty’nin belirttiğine göre (1993) Kelly tarafından geliştirilen ölçütlere göre hemşirelik; toplumun sağlığı ve insanlık için hayati olan hizmetleri sunan, araştırmalarla sürekli yenilenen ve geliştirilen bir bilgi birikimi olan, etik kodları olan, uygulama standartlarını belirleyip mesleğin gelişimini destekleyen bir meslektir.Bir mesleğin sosyal gelişmişlik düzeyini gösteren en önemli unsurlardan birisi, o mesleğe ait mesleki örgütlerin, derneklerin ve yayın organlarının varlığı ve etkinliğidir (Ulusoy ve Görgülü 2001; Wynd 2003). Meslekler gelişimlerini ve güç birliğini sağlayabilmek için ortak bir çatı altında karar alma ve hareket etmeye gereksinim duyarlar (Akçay 1998).
Örgütün kelime anlamı, ortak bir amaç veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birliktir (Şimşek, 2003). Diğer bir tanıma göre örgüt, kollektif bir kimliği, belirli sayıda üyesi, belirli bir etkinlik programı ve amaçları, üye seçimine ilişkin belli kuralları bulunan sosyal bir sistemdir (Şelimen, 1998). Örgütler, insan gereksinimlerinin ürünleridir. Başka bir deyişle insanları bir araya getirerek örgütü oluşturan güç, “insan gereksinimlerinin karşılanması” amacındadır. Dolayısıyla örgütler, belirli bir gereksinimin güç birliği yapılarak karşılanması amacında birleşen insanlardan oluşmaktadır (Şimşek, 2003; Şimşek, 2001; Öztekin, 2000). Örgüt kültürü kuramcıları ve bu konuda araştırma yapanlar, benimsedikleri değişik yaklaşımlardan hareketle, örgüt kültürünü de farklı biçimlerde ele almış, tanımlamış ve açıklamışlardır. Literatür incelendiğinde birçok tanımla karşılaşılmaktadır (Bloor and Dawson 1994, Greenberg 2002). Schein’ e göre örgüt kültürü; belirli bir grubun içsel bütünleşme ve dışsal uyum sorunlarını çözümlerken yarattığı, keşfettiği ve geliştirdiği; geçerliliği kabul edilen, bu nedenle yeni üyelere sorunlara ilişkin doğru bir algılama, düşünme ve hissetme yolu olarak öğretilen varsayımlardır (Schein 1992).
Örgütler sosyal ve maddi nedenlerle kurulabilirler. Örgütlerin sosyal nedenlerle kurulmaları insanın sosyal bir varlık oluşuna bağlıdır ve sürekli diğer insanlarla ilişki kurmak ister. Örgütler yalnızca arkadaşlık gereksinimini karşılamak amacıyla kurulabileceği gibi, ekonomik ya da kültürel nedenlerle de kurulabilir ve kurulan örgüt yapıları içinde de sosyal örgütlenmeler olabilir. İnsanlar yeteneklerinin geliştirilmesi, uzmanlaşma ve değişim sürecinin yoğunlaştırılması, bilgi birikimi gibi başkalarının yardımı olmaksızın yapmak zorunda oldukları birçok işi örgütler aracılığı ile daha etkin bir şekilde yapabilirler (Kiper, 2005).
İnsanların çeşitli nedenlerle içinde bulundukları örgütler; fiziksel, düşünsel ve psikolojik açıdan bireysel güçlerini uygun bir etkileşim içinde, belirli bir amaç doğrultusunda bir araya gelerek, güçlü bir bütün oluşturmasını sağlar. Bugün; bireysel, toplumsal yararların sağlanmasında, ülke ve mesleki sorunların çözülmesinde, kitle iletişiminde, işbirliğinin oluşturulması ve bilgi aktarımının yapılabilmesinde örgütlerin rolü çok büyüktür (Şelimen, 1998).
Her meslek grubunun kendisini temsil eden liderlere ve güçlü örgütlere gereksinimi vardır. Bu olmadığında sağlık alanındaki diğer güçlü gruplar hemşirelik mesleği ve hemşireler adına karar verici konumda olabilirler. Böylece hemşireler kendi hizmetlerini yönetme, denetleme ve mesleki standartlarını geliştirme özerkliklerini kullanamazlar. Hemşirelik mesleğinin gelişiminde söz sahibi olmak, mesleğin ve meslek örgütlerinin gücünü ve etkinliğini artırmak, meslekleşme sürecini hızlandırmak, mesleğin karşılaştığı problemlerle etkili bir şekilde baş edebilmek için hemşirelerin bu sürece aktif olarak katılması gerekmektedir (Korkut 2005).
Mesleki örgütlenme, aynı düşünce ve inançları taşıyan belirli sayıda insanın mesleki çıkarlar doğrultusunda bir araya gelerek örgüt yapısı oluşturmasıdır. Mesleki örgütlenme; mesleki özgürlük kazanmak, yenilikleri takip etmek, sorunlara çözüm bulmak, sosyal güç oluşturmak, mesleki vizyon ve misyonunu bilmek için gereklidir. Hemşirelik ve Sağlık Memurluğu mesleklerinde de mesleki örgütlenmenin sağlanması büyük önem taşımaktadır (Görgülü ve ark 2005; Seren, 2001; Ocakçı, 2000).
Mesleki örgütlere üye olmak profesyonelliği arttıran önemli faktörlerden birisidir (Wynd, 2003). Dünyanın her yerinde, hemen her alanda bir yaşam biçimi haline gelen örgütlü olma ve bir örgüte kayıtlı olma “profesyonel statü kazanma çabalarını sürdüren hemşirelik mesleği için kaçınılmaz bir olgudur”. Güncel yaklaşım içinde kalitenin, işbirliğinin ve bilgi alışverişinin önem kazandığı hemşirelik mesleğinde, örgütlü olmanın yararları ve mesleki getirileri tartışılmaz. Bir mesleğin tüm işlevlerini yerine getirebilmesi için profesyonel mesleki örgütlere ve yayın organlarına gereksinim vardır. Mesleğin profesyonel statüsünün yerine oturtulması, standartların, görev yetki ve sorumlulukların ülke düzeyinde belirlenmesi ve devletin alacağı mesleki kararların üzerinde etkin bir güç birliği oluşturulması için örgütlenme çok önemlidir (Şelimen, 1998). Mesleki örgütlenme, hemşireler arasında birliktelik hissi sağlamasının yanı sıra hemşirelik uygulamaları için rehber olması ve kaynak sağlaması açısından önemlidir (Adams ve Miller, 2001). Hemşirelik mesleğinde, haklarını savunmak, hemşire hizmetlerinin kalitesini artırmak için örgütlenme yaygınlaştırılmalı, yasa ve yönetmeliklerin düzenlenmesinde hemşireler aktif rol almalıdır (Görgülü ve ark, 2005; Seren, 2001; Ocakçı, 2000).
Hemşireler ülkelerinde sağlık bakımı alanının en geniş grubunu oluştururlar ve çok büyük potansiyel güçtürler. Hemşireler için ellerindeki en etkileyici güç kaynağı çeşitli profesyonel hemşirelik örgütleridir. Tek başına hemşireler mesleksel uygulamalardaki olumsuzluları düzeltme ya da toplumdaki kendi meslekleri kanalıyla kazandırılabilecek ilerlemeleri sağlama gücünde olamazlar. Ancak örgütlü bir güç halinde birleşerek belli amaçların gerçekleşmesini sağlayabilirler (Çolak ve Özbayır, 2005).
Hemşireliğin meslekleşmesi, ancak tüm hemşirelerin bu sürece aktif bir şekilde katılmalarıyla gerçekleşebilir. Genel amaçları hemşirelik mesleğinin gelişmesini sağlamak ve topluma kaliteli hemşirelik hizmeti sunmak olan bu örgütlerin uluslararası kararlarda en etkili olanlarından birisi ICN ve diğeri ANA’ dır.

Türk Hemşireler Derneği Türkiye’de kurulan ilk hemşirelik derneğidir (Korkut 2005). Son yıllarda çoğunlukla akademisyen hemşirelerin girişim ve katkılarıyla Diyabet Hemşireleri Derneği, Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği, Çocuk Hemşireleri Derneği gibi özel dal dernekleri kurulmuş ve böylece hemşirelikle ilgili örgüt sayısında ciddi bir artış olmuştur (Gözüm ve ark. 2000). Ülkemizde mesleki alanda faaliyet sürdüren dernek sayısının; 2000 yılında 20, 2005 yılında 23, 2010 yılında 33 olduğu, 2015’te 42 hemşirelik derneği var olup , aktif üye sayısı 24 ile 8000 arasındadır.Mesleki örgütlenme,yenilikleri takip etme,sorunlara çözüm bulmak,sosyal güç oluşturmak,meslek vizyonu ve misyonunu bilmek için gereklidir.Profesyonel bir mesleğin temelinde mesleki bağlılık ve örgütlenme bilincinin oluşturulması, derneklerin tanınması ve derneklere katılımı arttırabilir,dolayısıyla mesleki örgütlenmenin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Bir çok hemşirenin herhangi bir mesleki örgüte üye olmadığı gerçeği hemşireliğin etkin bir güç oluşturmasını engellemektedir (Karadağ, 2002). Yapılan araştırmalarda meslek ölçütlerinden biri sayılan mesleki örgütlenmenin hemşirelik alanında oldukça yetersiz olduğu dikkati çekmektedir (Baykara, 2010). Özellikle mesleki alanda örgütlenme konusundaki bilgi yetersizliği, hemşirelerin bu alanda etkin olmasını ve bir bütünlük oluşturmasını engellemektedir (Merih ve Aslan 2012). Örgütlenme sadece meslek yaşamı ile başlamamalı, öğrencilik yıllarından itibaren bilincine varılan ve üzerinde dikkatle durulması gereken önemli noktalardan biri olmalıdır. Mesleki bilinci arttırılmasında ve mesleki örgütlenmenin güçlenmesinde öğrencilik döneminden itibaren örgütlenme duyarlılığının arttırılması ve mesleki örgütlenmenin tanınması ciddi katkı sağlayacaktır. (Ünsal ve ark. 2010; Şayık 2012).
-Mesleki Örgütlenme Neden Gereklidir?
• mesleki özgürlük kazanmak,
• yenilikleri takip etmek,
• sorunlara çözüm bulmak,
• sosyal güç oluşturmak,
• mesleki vizyon ve misyonunu bilmek için gereklidir.
-Meslek Üyelerine Yararları Nelerdir?
• Mesleki örgütlere üye olmak profesyonelliği arttıran önemli faktörlerden birisidir.
• Mesleki örgütlenme, hemşireler arasında birliktelik hissi sağlamasını sağlar.
• Hemşirelik uygulamaları için rehber olması ve kaynak sağlaması açısından önemlidir.
• Hemşirelik eğitimi ve uygulamasında standartlar geliştirilmesi ve uygulanmasını sağlar.
Bu nedenle hemşirelerin, politika ile ilgili temel kavramları, stratejileri, yaklaşımları anlamaları ve politika analizi için temel becerilere sahip olması gerekir. Böylece, sağlık politikalarının gelişimine anlamlı katkıda bulunabilirler.
Dünya Sağlık Örgütünün ‘Herkese Sağlık’ hedefine ulaşmada hemşire ve ebelerin maliyet etkili hizmet sunumunda en önemli güç olarak tanımlanmıştır. Hemşireliği güçlendirme çabalarından biri, 1988 yılında Viyana’da yapılan Avrupa Hemşirelik Konferansıdır. Konferansta alınan en önemli karalar;
-Tüm hemşirelik eğitim programları hem hastanede hem de toplumda hizmet verebilecek hemşire yetişmek üzere yeniden düzenlenmelidir,
-Hemşirelik eğitimi 4 yıllık lisans düzeyinde olmalıdır,
-Hemşirelik eğitiminden ve hizmetlerinden hemşireler sorumlu olmalıdır,
-Hemşirelikle ilgili yasalar mesleğin gelişim ve yönetim sorumluluğunu hemşirelere devredecek şekilde düzenlenmelidir.
Peki, 1988’de alınan kararlara baktığımız yasalar bugün ne kadar bizimle alakalı? En son ne zaman hemşirelikle ilgili yasada hemşirelerin söz hakkı oldu ? Günümüzde hemşireler ‘Özerk bir sağlık mesleği olmayı ve diğer sağlık çalışanları ile eşitlik ve işbirliği içinde çalışmayı’ istemektedirler. Fakat ülkemizde son günlerde yaşanan hemşirlere şiddet ,hakaret vb. gibi olaylar bizlerin demoralize olup, mesleğimizi sürekli savunma ihtiyacında bulunarak tükenmişlik sendromuna itmektedir.
Sonuç olarak; hemşireler olarak bir olup sesimizi duyurmaya ,bir olmaya ihtiyacımız var. Birlik ve berabelik bizlerle olsun…

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin