CİNSEL SAPMALAR
Son 10 ve hatta 20 sene içinde ( ya da daha genel olarak bu asrın başlarından itibaren) esaslı bir şekilde ve artarak daha hızlı yayılım göstere bir değişim, cinsel tema gösteren her alanında ve cinsel davranışlarda gözlemlenmektedir. Değişim o kadar belirgindir ki, bir cinsel devrimden ya da cinsel özgürlük hareketinden bahsetmemiz mümkündür. Bu hareketlerin genel özelliği, cinsel arzunun kendiliğinden ortaya çıkan bir istek olduğunun ve cinsel ilişkinin beraberinde ille de bir üreme amacı ya da üreme imkanı sağlamasının gerekli olmadığının düşünülmesidir. Cinsel temalı zevkler, her insan için terkedilmesi, vazgeçilmesi ve sınırlandırılması mümkün olmayan zevkler olarak kabul edilmektedir. Sahip oldukları özellikler nedeniyle üremeye hizmet etmesi asla mümkün olmayan bazı cinsel aktivite tarzları açısından itirazlar mevcuttur. Bununla çeşitli cinsel sapmaları ya da sapıklıkları kastediyorum. Sapıklık, doğal olarak, “normal” cinsel ilişkiden farklı olan bir cinsel aktivitedir. Bu tür sapıklıklar arasında; sadizm, mazoşizm, anal cinsellik, teşhircilik, dikizcilik, transvestilik ve oral-genital uygulamalar sayılabilir. Bizzat mastürbasyonun kendisi de bir zamanlar sapıklık olarak kabul edilmekteydi. Son olarak homoseksüelliğin bütün şekilleri de sapıklığa girmektedir. “Normal” diye tabir edilen cinsel ilişkinin yerini (homoseksüellikte böyle bir durum söz konusu olmadığını biliyoruz) bütün bu sayılan cinsel eylemler aldığı taktirde, “cinsel sapmalar”dan bahsetmek alışılmış bir durumdur. Sonuçta bir cinsel ilişkiye girilmesi halinde ise, genellikle “sapıklık” tanımlaması kullanılmaktadır.
Ensest (yasak sevi)
Cinsel davranışla doğal etik problemler arasındaki bağlantıya bir örnek olarak; değişik görünüşler altında hem ilkel kültürlerde, hem de kendi kültürümüzde rastladığımız, en eski ve en yaygın cinsel tabu olan, ensest (aile içi cinsel ilişki yasağı) tabusunu verebiliriz. Ensest ilişki, bugün de tabu niteliğini korumaktadır ve onu, karakter problemleri ve rasyonel (akılcı) bir ahlakla ilişkilendirmek aklımıza bile gelmez. Ensest; aralarında kan bağı bulunan kimseler arasında, cinsel istek duyulması şeklinde kaba biçimiyle pek sık olarak karşımıza çıkmaz. Ama ensest arzuların, kişiliğimizde hangi suretle meydana geldiklerini düşünecek olursak, durum çok vahim bir problem halini alacaktır.
Ensest sevgi, bir simge olarak düşünülebilir; bir yabancıyı yani aileden olmayan, kanbağımızın olmadığımız bir insanı sevemeyişimizi simgeler. Ensest; olgun insanın bağımsızlığına karşıt olarak, anne vücudunun ve göbek kordonuyla anneye bağlı oluşan sıcaklığına ve güvenliğine karşılık düşen bir simgedir.İnsan ancak bir başkasının insani özünü farkedebildiği, onunla temasa geçebildiği ve ancak kendisini bir birey olarak yaşayabildiği zaman, bir yabancıyı sevebilir.
Eşcinsellik (Homoseksüellik)
Kadın ya da erkeğin aynı cinsten olan kişilerle kurmuş olduğu cinsel ilişkilere denir. Roma ve Bizans’ta kurumsallaşmıştır. Pek çok nedene bağlı olarak meydana gelebilmektedir. Bunlar, hormon dengesinin bozuk oluşu, psikoseksüel gelişim aşamalarından birine saplantı (Anal ve Latent devreler), ters özdeşim kurma (kız baba, erkek annesiyle) hipotalamustaki bölgenin küçük olması gibi nedenlerdir.
Kinsey’e göre ilk cinsel deneyimlerin belirleyici rolü vardır. Erkek ya da kadın ilk cinsel deneyimlerini kendi cinsinden biriyle yapmış ve haz duymuşsa, bir koşullanma sonucu olarak eşcinsel olabilir. Karşı cinsle ilişki olanağının bulunmadığı (hapishane yaşamı gibi) durumlarda da geçici eşcinsel eylemler görülebilir. Kadında eşcinselliğin (lezbien) nedenlerinden biri de evlilik yaşamındaki önemli düş kırıklıkları ve örselenmelerdir.
Kimi eşcinseller her iki cinsle de ilişki de bulunabilirler (biseksüel). Kadın eşcinseller erkeklere göre hem sayıca hem de sevgi nesnesinin sayısı bakımından daha azdır.
Kimi aileler kız çocuklarına cinsel ilişki, gebelik ve doğum konularında çok korkutucu bilgiler verirler. Erkeklerin bencil, saldırgan ve anlayışsız olduklarını ifade ederek kızların gözünü korkuturlar. Böyle durumlarda kızlar kendi cinslerine yönelebilirler. Bu durumda ki eşcinsel olduğunu bilmez; bilinçdışı bir dürtüyle kendi cinsine yönelir; evlenmek istemez. Evlense bile cinsel haz duymaz; düş kırıklığına uğrar; çoğu kez boşanmayla sonuçlanır.
Fetişizm
Fetişizm, cinsel enerjinin,vücudun bir organına ya da giysiye yönelmesidir. Örneğin saç, göz, kalça,göğüs, topuk, burun, eller, ses birer fetiş nesnesi olabilirler. Giyim eşyalarından en çok ayakkabı, çorap, iç çamaşırı, eldiven, kürk ve deri fetiş objesi olmaktadır. Bu nesneler normal koşullarda, sapma olmaksızın da birer fetiş olabilirler. Sapmanın sınırını çüzmek güçtür. Ancak sapma olarak kabul edilen fetişizmde kişi, karşı cinsle birlikteyken bile fetiş objesi ona daha çok heyecan verir. Kimileri fetiş objesini elde etmek için hırsızlık yapabilir; saç fetişi olan bir delikanlı, kızların saçını kesme cüretini gösterebilir.
Aşk olayının temelinde biraz fetiş vardır. Ailesine karşı aşırı duygusal bağlılığı (odipal saplantı) olan bir kimse anne babanın bir organını ya da giysisini fetiş objesi haline getirerek bunu sonradan genelleştirebilir. Kişi bu bilinçaltı mekanizmasının farkında değildir.
Cinsel sapmalardan bir kısmı, bilinçdışını bilince çıkararak tedavi edilebilir.
Transvestizm
Karşı cinse ait giysileri giymek ya da karşı cinsin kimi özelliklerini benimseyerek doyuma ulaşma sapkınlığına transvestizm denir. Burada karmaşık ve her iki cinse ait özdeşimler vardır. Cinsel ilişkide kendini, bazen kadın bazen de erkek rolünde düşleyebilir. Bunlar eşcinsel değildir.
Çocukları, cinsiyetlerinin karşıtı biçiminde giydirmek ve ödüllendirmek transvestizme neden olabilir.
Sadizm ve Mazokizm
Sadizm, en az altı aylık bir süre boyunca, düşlemler, itkiler ya da davranışlar olarak kendini gösteren, bir başkasına bedensel ya da ruhsal acı çektirmekten, yineleyici bir biçimde, cinsel olarak uyarılma halidir. Kendisine acı verilmesinden yani bağlanmaktan, aşağılanmaktan, dövülmekten ya da başka bir biçimde acı çekmekten, yineleyici bir biçimde, cinsel olarak doyum sağlamaya da mazokizm denir.
Sadizm ve mazokizm yalnız cinsel eylemlerde görülmez. Yaşamın her etkinliğinde görülebilir. Politik bir davranış olarak da sergilenebilir.
Sadist ve mazokistler son derece güçsüz ve zavallı kişilerdir. Yaptıkları eylemlerle kendilerini kabul ettirmeye çalışırlar. Karşı cinse (genellikle kadınlara) fiziksel ve psikolojik acı vermedikleri sürece iktidarsızlardırlar.
Sadizm, mazokizmin nedeni çocukluk yıllarına dayanır. Çocukları eğitirken aşırı bedensel ya da psikolojik cezalar verilirse ve bu eylemlerden sonra çocuğa ilgi ve sevgi arttılarak bir tür ödüllendirme sağlanırsa, bu sapmaların tohumları atılmış olur. Eğitimde, dövme ve sevme eylemleri birlikte ve sürekli olarak gerçekleştirilirse, çocuk sevginin, dövmenin (cezanın) bir uzantısı olduğuna koşullanır. Sevilmeye ulaşmak için yaramazlık yapar ve cezalandırılmayı bekler. Çünkü bunlar sevilmenin ön koşuludur. Örneğin, annesi sadist ve despot olan bir genç evlendiği zaman, eşini anne yerine koyarak, ondan sadistçe bir muamele bekler ve aşırı boyun eğici olabilir. Kızlar için de bunun tersi geçerlidir. Birçok boşanma olayında, eşlerin beklentilerinin gerçekleşmemesi büyük rol oynamaktadır. Bizim ülkemizde kadınlar, genellikle silik ve ezik olmayan, kendilerinden üstün olan, tatlı sert erkekleri düşlemektedirler.
Pedofili, Zoofili ve Nekrofili
Bu üç sapmanın da ortak yanı, cinsel nesne seçiminde yetişkin, aklı başında bir obje yerine pedofilide küçük çocuklar, zoofilide hayvanlar, nekrofilide ise ölmüş cesetlerin seçilmesidir.
Cinsiyetin son derecede ayıp, günah ve çirkin bir olay olarak sergilendiği; cinsel konularda çocuklara bilgi verilmeyen ya da aşırı cezalar uygulanan toplumsal kesimlerde bu tür sapmalara sıklıkla rastlanmaktadır. Bir pedofili, zoofil ya da nekrofil olgun bir kadının karşısında genellikle iktidarsızdır.
Amerikan Psikiyatri Birliği (DSM IV) pedofili için çocuğun en fazla 13 (ergenleşmemiş), pedofil kişinin ise bundan en az 5 yaş büyük olamasını öngörmüştür.
Zoofili de anormallik sınırını belirlemek her zaman mümkün değildir. Bazı kırsal yörelerde geçici bir cinsel eylem olarak görülmektedir. Gizli olarak piyasaya sürülen CD’lerde çeşitli zoofili örnekleri sergilenmekte ve bu tür sapmalar artmaktadır.
Göstermecilik ve Gözetlemecilik
Göstermeciler, cinsel organlarını karşı cinse göstermekten, gözetlemeciler ise bir kişiyi, çıplak, soyunurken ya da cinsel eylem ve organları gözetlemekten zevk alır ve cinsel doyuma ulaşırlar.
Nedenleri konusunda cinsiyetten korkmak, cinsel eylemden kaçınmak ve erkekliğinden kuşku duymaktır. Erkeklerde, kadınlara göre daha fazla görülür

Nemfomani ve Satiriazis
Kadınlarda görülen aşırı ve doyumsuz cinsel eylemlere nemfomani, erkeklerdeki aşırı doyumsuz cinsel eylemlere de satiriasiz denir. Cinsel güçleri bakımından soğuk ama doyumsuz tiplerdir. Nedeni genellikle psikolojiktir. Bilinçaltında yer alan oidipus kompleksindeki saplantılar neden olduğu ileri sürülmüştür (Sürekli anne babayı arayış söz konusudur).
Gerontofili
Yaşça kendisinden çok büyük olanlara karşı duyulan cinsel ilgiye denir. Pek çok nedenleri vardır. En önemli nedeni oidipus kompleksindeki saplantıdır. Bu durumda olan bir genç kız babayı; erkek de bilinçdışı planda anneyi aramaktadır. Çoğu kez geçici ilişkiler olarak görülür. Yaşlılar karşı duyulan her tür ilgiyi geronfili olarak kabul etmek yanlıştır. Pedofilinin tam karşıtıdır.

Bu sapmalardan başka uykuda sevme (Hipnofili), özdoyum (masturbasyon), koprofili (dışkıya yönelen sapma), cinsel piromani (yangın çıkarmadan cinsel zevk alma), sürtünmecilik (frotörizm) ve telefonda açık saçık konuşma, grup seksi, eş değiştirme gibi sapmalar da vardır.

 

 

KAYNAKLAR
Ankay, A. Ruh Sağlığı ve Davranış Bozuklukları (2013 Nobel Tıp Kitapevleri Ltd. Şti, Hadımköy- İstanbul),61-78.
Froom, E. Cinsellik ve Cinsel Sapmalar ( Arıtan Yayınevi 2004).
DSM-5 Tanı Ölçütleri Başvuru Elkitabı.

ARZU UYAR
21.02.2017

1 YORUM

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin