Bilimin ve teknolojinin hızla geliştiği günümüz koşullarında günlük yaşantımızın büyük bir kısmını cep telefonları, bilgisayar ve bilgisayar oyunları gibi internet teknolojileri kapsamaktadır. Bunlar neredeyse günlük yaşantımızın vazgeçilmezleri haline gelmiş bulunmaktadır. İstenilen bilgiye anında ulaşabilme, bilgi paylaşımı sağlayabilme ve iletişim kurabilme gibi kolaylıkların yanı sıra; aşırı kullanımından kaynaklanan birçok bağımlılık problemini de beraberinde getirmektedir. İnternet, bir bilgi ve iletişim kaynağı olmanın ötesinde, birçok kişide ‘bağımlılık’ oluşturmuş olup, çağımızın hastalığı internet ve bilgisayar oyunları bağımlılığının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. İnternet bağımlılığının en belirgin nedeni sosyalleşme isteği olup, kişinin kendini normalden farklı ve istediği gibi tanıtabilmesi, sanal dünya yaratabilmesi, duygu ve düşüncelerini daha rahat, özgür ifade edebilmesi ve internette kurulan ilişkilerin yüz yüze kurulan ilişkilere nazaran çok daha kolay kurulabilen flört tarzı ilişkilere elverişli olması gibi birçok alt nedeni de bulunmaktadır. İnternet bağımlılığının, aile ve arkadaşların uzun süre ihmal edilmesi, telefon ya da bilgisayarın sürekli açık olması ve sık kontrol etme isteği, şarjın bitmesi ya da elektriğin gitmesi halinde sinirlenme, kontrolünü kaybetme gibi birçok belirtileri bulunmaktadır. Birçok kişi gerçek dünyada karşılayamadığı arzularını ve hayalini sanal dünyada yaşamaktadır. İnternet bağımlılığının yanı sıra oyun bağımlılığının açıklaması psikolojik açıdan daha farklı olup, öğrenme kuramıyla açıklanabilmektedir. Operant (edimsel) koşullanma teorisine göre bağımlılık yapan oyunun kullanımı sonrası/sırasında sağladığı olumlu hisler, kişinin o oyunu oynamaya devam etmesi için büyük bir sebeptir. Bağımlılık yapan oyun, bireyin üzerinde hoş hisler bırakır ve olumsuz hislerin yok olmasını sağlar. Birey, oyunun sunmuş olduğu gerçek dışı dünya karşısında refleksif olarak etkilenir ve oyun esnasında ve sonrasında fizyolojik bir rahatlama hisseder. Oyun oynadıktan sonra hissedilen bu tip rahatlatıcı duygular ise, bireyin oyunu tekrar tekrar oynama alışkanlığını kazanmasına hatta bağımlı olmasına sebep olmaktadır. Oyun bağımlılığının belirtileri ise aile-arkadaş gibi sosyal çevreden uzaklaşmak, bilgisayardan uzaklaşınca huzursuz ve sinirli olmak, yanlış olduğunun bilincinde olmasına rağmen kendini oynamaktan alamamak gibi birçok davranışla kendini göstermektedir.

Ayrıca oyun bağımlılığının çocuklar üzerinde bazı patolojik etkiler bıraktığı gözlemlenmiş olup, bilgisayar oyun bağımlılığı ile sosyal anksiyete orta düzeyde ilişkili olduğu bulgularına erişilebilmektedir. Oyun bağımlılığı yaş ortalaması 12,85±1,16’dır. Öğrencilerin %45,4’ü kız ve %54,6’sı erkektir. %88,6’sının evinde internet bağlantısının olduğu, %98,3’ünün her zaman çevrimiçi (online) oyun oynadıkları ve %67,2’sinin her gün bilgisayarda 0,5-3 saat vakit geçirdikleri benimsenmiştir (Semra K., Ceren G., ve ark., 2016). Oyun bağımlılığının yanı sıra; internet bağımlılığına da eşlik eden bazı psikiyatrik bozukluklar olabilir. Sosyal fobi ve depresyon birçok bağımlıda gözlenen bozukluklar arasında yer almaktadır. Bu ve buna benzer durumlarda eşlik eden rahatsızlıklar internet bağımlılığının sebebi ya da sonucu da olabilmektedir. Bireyin erken yaşlarda internet başında uzun süre geçirmesinin dikkat eksikliği gelişmesinde etken olduğu görülmektedir. Hiperaktivite ise internet bağımlılığının gelişmesinde risk faktörü olarak görülmektedir. Oyun ve internet bağımlılığı tedavisinde ise bilişsel davranışçı teknikler kullanılmaktadır. Bireysel görüşmeler, bilişsel davranışçı teknikleri ve birçok bağımlılık tedavi merkezleri tarafından geliştirilen Bilgisayar Kullanımını Kontrol Programları, ailenin tedaviye katılımı, internet ve oyun bağımlılığı tedavisi yaklaşımıdır.

KAYNAKÇA:

  1. Semra Karaca, Ceren Gök, Ebru Kalay, Mahmut Başbuğ, Melis Hekim, Nevin Onan, Gül Ünsal Barlas, 2016, Ortaokul Öğrencilerinde Bilgisayar Oyun Bağımlılığı ve Sosyal Anksiyetenin İncelenmesi

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin