Bağımlı Kişilik Bozukluğu

0
138

Bağımlı kişilerin en önemli özelliklerinden birisi kendilerine güvenlerinin olmayışıdır. Bu özelliklerinden dolayı anlama ve anlamlandırma şekilleri gerçeklikten biraz uzaktır. Kendileriyle ilişkili yerleşik düşünceleri vardır ve bu düşünceler çoğu zaman onların duygularını olumsuz etkilemekte bunun yanında hal ve davranışlarına da yansımaktadır.

  1. Bir işte tek başına görev almak yerine, grup içinde işbirliğine dayalı çalışmayı tercih ederler.
  2. Büyük sosyal gruplardan ve ses getirecek olaylardan nefret ederler.
  3. Arkadaşları tarafından çoğu kez düşünceli ve eli açık, bazen gereksiz yere özür dileyici ve boyun eğici olarak görülürler.
  4. Stresli zamanlarında çaresizlik belirtilerini ve yapışkan tutumlarını açıkça sergilerler.
  5. Aşırı uzlaşmacı ve verici olabilirler.
  6. Dünyaları dardır ve karşılaşabilecekleri zorluklarla ilişkili içgörüleri düşüktür.
  7. Dış dünyayı algılamada yetersiz ve öz eleştiriden yoksundurlar.
  8. Kendilerini olduğundan daha aşağı görürler.
  9. Yeteneklerinin, erdemlerinin ve çekiciliklerinin olmadığına inanırlar.
  10. Başkalarından öğüt ve destek almazlarsa gündelik kararlarını veremezler.
  11. Desteğini yitireceği ya da kabul görmeyeceği korkusuyla başkalarıyla aynı görüşü  paylaşmadığını söylemede zorluk yaşarlar.
  12. Yakın bir ilişkisi sonlandığında hemen başka bir ilişki arayışı içine girerler.
  13. Savunmalarında inkar mekanizması egemendir.
  14. Amaçlarına ulaşmak için, başkalarına bağlanmayı, bireyselliklerini göz önünden silmeyi, faklılıklarını görmezden gelmeyi, güç gösterisinden kaçmayı, kabullenilmek ve destek görmekten başka bir şey istememeyi çok iyi öğrenmişlerdir.

Genelde genç erişkinlik döneminde başlar ve değişik koşullar altında ortaya çıkar. Bağımlı ve uysal davranışlar bakım almayı sağlamak üzere tasarlanır ve kişinin, başkalarının yardımı olmadan kendi başına yeterince işlev göremeyeceği ile ilgili benlik algısından kaynaklanır.

Bağımlı kişilik bozukluğu tanısı almış kişiler öncelikle uzman bir kişiden yardım almalıdır. Psikoterapi bu hastalar için tercih edilen bir tedavi yöntemidir. Kişi bu süreçte değişim için biraz zamana ihtiyaç olduğunu bilmelidir. Genelde tedavisinin kolay olduğu düşüncesi yanlıştır. Çünkü kişi yardım almaya başladığı zaman dış çevreye karşı bağımlılığı azalabilir fakat terapi sürecinde terapiste bağlanma düzeyinin artması da karşılaşılan olası durumlar arasındadır ve kişi bu bağımlılık sonucu sorumluluk almaktan kaçmaya başlar. Bu yüzden terapistin süreci iyi yönetmesi gerekmektedir. Kişi terapi sürecinde daha aktif tutulmalıdır. Süreç sonunda ise kendine güven geliştirmesi ve daha bağımsız olmayı öğrenmesi sağlanmış olur.

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin