Geçen gün birlikte resim yaptığımız bir kız çocuğu, ağacı turuncuya boyadığım için beni tersledi. Yeşil bulut da olmazmış, hemen onu silmeliymişim ve onunkiler gibi maviye boyamalıymışım. Çünkü bu yaptığım, resmin kurallarına aykırıymış…

Karşımda bir çocuk değil, bir yetişkin vardı. Onun hayal gücüne engeller koyan yetişkinin yansımasıydı suratındaki ifade. Biliyorum ki birçok çocuk gibi kendisi de doktor değil astronot olmak istediği için terslenmişti büyükleri tarafından. İşte bu da hayatın kurallarına aykırı değil miydi? Ne olmak istediği hayali, kişinin kendi hayatına özgü değil midir?

Trafik kuralları olur, okul kuralları olur, matematik kuralları olur, dilbilgisi kuralları olur… Herşeyin kuralı olur da hayallerin kuralı olmaz ki… Uçsuz bucaksız düşünme gücü çocuk zihinlerde taze filizler verirken, elimizde baltayla içine dalmak neden?

Dünyaca ünlü ressam Pablo Picasso matematik dersinde ne zaman “4” sayısı ile karşılaşsa, öne fırlamış bir burun olarak gördüğünden hemen geri kalan uzuvları da çizmeye başlıyormuş. Böylece matematik dersinde çözmesi gereken problemleri yarıda bırakıp “4” ile uğraşıyormuş.

Öğretmeni onun bu davranışına ne yaptıysa engel olamamış. Her seferinde Picasso, bunu yapmak için dayanılmaz bir istek duyduğundan ve gözünün o anda başka hiçbir şey görmediğinden bahsediyormuş. İşte resme duyduğu o dayanılmaz istek, Picasso’ya eşi benzeri olmayan resimler yaptırdı.

4’ten burun yapar, 1’e ip atlatır, 3’e gözlük takar çocuk zihni. Kime ne? Turuncu ağaç da olur, yeşil bulut da. Hem de belki rengârenk yağmur yağdırır, yeşil bulutlar. Neden olmasın?

Özgürlük tanımı yapılırken, “kendi sınırlarımızdan çıkıp, başkalarını rahatsız ettiğimiz yerde özgürlüğünüz biter,” denilirdi ya hep. Kendi sınırlarında hayaller kuran bir canlının kime ne zararı var? Hayallerinde insan uzaya da çıkar, cennete de uçar. Farklı düşünmek farklı bakmak bir yetenekken, neden herkes özenle sıradanlaştırılır?
Çocuklarımızın hayallere dalmaya, başka dünyalar kurmaya ihtiyaçları var. Bizim çizip, sınırladığımız dünyada bulamazlar kendilerini.

Şimdi şöyle biraz kenara çeksek gökyüzünden mavi bulutlarımızı. Onlara ilham olacak hayallerini serbest bırakabilseler gökyüzüne, rengârenk salınan balonlar gibi.

Yıllardır yediğimiz kırmızı kirazlardan, turuncu portakallardan vazgeçsek; biraz da turuncu kirazların, mor portakalların tadına baksak ne çıkar?

YORUM YAP

Yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin